Sendikalar ve Meslek Örgütlerinden Ankara’da İsrail’e Protesto: “Amerikan Emperyalizmi Filistin Halkının ve Tüm Bölge Halklarının Ortak Düşmanıdır”

DİSK İç Anadolu Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, Ankara Tabip Odası ve Ankara Dişhekimleri Odası, bugün İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını protesto etti. KESK Dönem Sözcüsü İbrahim Kara, “Bölgeye insani yardım yerine savaş gemileri yollayanlar da İsrail yönetimi kadar suçludurlar ve katliamların ortaklarıdır. Amerikan emperyalizmi Filistin halkının ve tüm bölge halklarının ortak düşmanıdır, barışın ve huzurun baş düşmanıdır” dedi. TTB Merkez Konsey Başkanı Şebnem Korur Fincancı ise “Ortadoğu’da coğrafyamızda İran’dan Irak’a, Suriye’ye uzanan bir hatta bu emperyal hedefler devam ediyor. O nedenle bizim hep beraber bütün bu işgalci tutumlara ve hak ihlallerine, insanlığa karşı suçlara, yüksek sesle mutlaka karşı çıkmamız gerekiyor” diye konuştu.

DİSK İç Anadolu Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, Ankara Tabip Odası, Ankara Dişhekimleri Odası üyeleri, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını protesto etmek için bugün Ankara’da Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi. Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Baytemur, şunları söyledi:

“Bugün Ankara’da 5 meslek örgütü; coğrafyamızın bitmeyen, zaman zaman tekrar eden saldırganlığı tekrar yaşıyor. Savaş, çıktıktan sonra savaşın her anı bir insanlık suçuna dönüşüyor. 7 Ekim’den itibaren maalesef Ortadoğu yeniden bir saldırganlığın pençesine düşmüş durumda. Sivil insanlar katlediliyor, anneler, bebekler, çocuklar katlediliyor. Her an bir savaş suçu olarak tarihe geçiyor. Bunun son geldiği nokta ise 17 Ekim’de savaşın 10’uncu gününde savaşta bile dokunulmayan hastanelere bombardıman oldu. Yüzlerce bebek, çocuk, anne, yaşlı, hasta, sağlık çalışanı hayatını kaybetti. Bugün burada beş meslek örgütü birlikte buna yönelik bir açıklama yapacağız. Bu coğrafyanın savaşla değil, barışla değişeceğine ve şiddetin bu coğrafyanın kaderi olmasın diye bir aradayız ve barış talebimizi söyleyeceğiz.”

“DİRENİŞ GÖSTEREN FİLİSTİNLİLERİ TERÖRİST İLAN EDEREK HER TÜRLÜ KATLİAMI MEŞRULAŞTIRMAYA ÇALIŞMAKTAN DA GERİ DURMUYOR”

Meslek örgütleri adına ortak basın açıklamasını yapan KESK Dönem Sözcüsü İbrahim Kara, şunları kaydetti:

“7 Ekim tarihinde Hamas’ın İsrail’e yönelik ‘aksa tufanı’ hareketi ile İsrail ve Filistin arasındaki sivil halkı hedef alan saldırıların karşısında yer aldığımızı bir kez daha belirtmek isteriz. Dünya sustukça İsrail, işgalini sistematik olarak derinleştirip bölgedeki katliamlarını arttırıyor. Batı Şeria ve Kudüs’te Mescid-i Aksa vb birçok yerde provokasyonlarla, yerleşimci terörü ve Gazze’ye yönelik ablukayla savaş ve soykırım suçları işlemeye devam ediyor. Ancak hatırlanmalıdır ki bu süreç bugün başlamamıştır. İsrail, 1940’ların sonundan itibaren Filistin halkının tarım arazilerine, evlerine, iş yerlerine kanunsuzca el koyarak emeklerini gasp ederek ve buna karşı direniş gösteren Filistinlileri terörist ilan ederek her türlü katliamı meşrulaştırmaya çalışmaktan da geri durmuyor.

“BU KATLİAMLARI GERÇEKLEŞTİREN İSRAİL YÖNETİMİ SAVAŞ VE SOYKIRIM SUÇLARIYLA DA YARGILANMALIDIR”

Filistin topraklarını işgal eden, Filistin halkını katleden İsrail, her defasında emperyalist-kapitalist devletlerce mağdur olarak lanse edilmesinin yanı sıra para, silah ve her türlü manevi desteği alıyor.

Önceki gün (17 Ekim’de) bir hastaneyi yerle bir eden İsrail’in, her türlü çatışma durumunda, savaşlarda dahi dokunulmayan hastaneye yapılan, uluslararası savaş kurallarını hiçe sayan saldırısını lanetliyoruz. Gazzelileri ilaç, gıda, su, elektrik, yakıt gibi temel ihtiyaçlardan mahrum bırakmak, acil insani yardımların Gazze’ye ulaşmasını engellemek; hastanelerin, konutların, ibadet yerlerinin, okulların, sivillerin canice bombalanması ağır bir savaş ve insanlık suçudur. Bu saldırılarda görev yapan sağlık çalışanları, çocuklar, bebekler, anneler, hastalardan oluşan yüzlerce sivil, masum insan katledilmiştir. Bu katliamları gerçekleştiren İsrail yönetimi savaş ve soykırım suçlarıyla da yargılanmalıdır.

“AMERİKAN EMPERYALİZMİ BÖLGE HALKLARININ ORTAK DÜŞMANIDIR”

Bölgeye insani yardım yerine savaş gemileri yollayanlar da İsrail yönetimi kadar suçludurlar ve katliamların ortaklarıdır. Amerikan emperyalizmi Filistin halkının ve tüm bölge halklarının ortak düşmanıdır, barışın ve huzurun baş düşmanıdır. Geçmişte başka gerekçelerle, bugün de şeriatçı Hamas’ın saldırılarını bahane ederek açılan bir savaş değil, yeni bir katliamla Filistin halkının yaşam hakkı elinden alınmakta ve topyekün işgal yapılmaktadır.

“YAŞAMI SAVUNMAK İÇİN FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLMAYA, ONLARLA DAYANIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Ülkemizin mimarları, mühendisleri, doktorları, diş hekimleri, kamu emekçileri, işçileri yani bu ülkenin emekçi halkı dün olduğu gibi bugün de katliamlara karşı barıştan, ölümlere karşı yaşamdan, kardeşlikten yana tavır almaktan çekinmeyecektir. Bizler Filistin’de yapılan katliama karşı çıkıp tüm dünyayı savaş sarmalına sokmaya hizmet eden politikalara karşı çıkıyoruz. Bizler bu ülkenin üreten elleri, Ortadoğu’da daha fazla kan akmaması, savaş politikalarının son bulması için ve yaşamı savunmak için Filistin halkının yanında olmaya, onlarla dayanışmaya devam edeceğiz.”

“ULUSLARARASI SAVAŞ MAHKEMESİNİ GÖREVE ÇAĞRIYORUZ”

KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil ise şunları söyledi:

“Başta belirtelim ki 17 Ekim 2023 tarihi bütün insanlık tarihinin utanç duvarına kapkara bir leke olarak emperyalist güçlerin desteklediği İsrail’in korkunç saldırısıyla yazılmıştır. Başta bu saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileyerek sözlerime başlamak istiyorum. On yıllardır Ortadoğu coğrafyasına kan gölüne çeviren emperyalist güçler, artık uluslararası savaş hukukunu yok sayan insanların, çocukların, kadınların, yaralıların, yaşam hakkını gasp eden insanlığa sığmayan bir saldırıyla karşı karşıya bıraktı bugün. Gazze’de gerçekleşen bu saldırı, Türkiye coğrafyasının dört bir yanında aynı acıyla karşılandı. Buradan bir kez daha lanetliyorum. Bu saldırıyı gerçekleştirenleri kınıyoruz. Bir an önce uluslararası savaş mahkemesini göreve çağrıyoruz. Bu saldırıların gerçek failleri bu mahkemede yargılanmalıdır. Gerekli cezası verilmelidir.

“SAVAŞA KARŞI BARIŞI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Türkiye açısından savaş politikaların yıllardır hayata geçirildiği, Ortadoğu başta olmak üzere savaş politikalarından beslenen bir iktidarın var olduğunu görmek gerekir. Saldırıların gerçekleştiği aynı tarihlerde Meclis’ten Irak ve Suriye tezkeresinin geçmesi tesadüfi değildir. Bu tezkerenin iki yıl süreyle uzatılması aslında Ortadoğu coğrafyasında işgalci ve emperyalist güçlerin aynı politik yaklaşımlarının ve savaşta ısrarın göstergesidir. Biz buradan bir kez daha söylüyoruz, içeride ve dışarıda savaşa hayır demeye, ölümlere karşı yaşamı, savaşa karşı barışı savunmaya devam edeceğiz.

Bugün bu ülkede üç günlük yas ilan edenler ikiyüzlülükten vazgeçmelidir. Başta İsrail ile imzalanmış olan ikili anlaşmalar derhal Türkiye tarafından iptal edilmeli, Filistin halkına sosyal ve ekonomik olarak destek sağlanacak koşullar sağlanmalı, gerçek anlamda Filistin halkının karşı karşıya kaldığı bu insanlık suçuna karşı dayanışmanın yolu buradan geçer. Bizler bir kez daha bu saldırıyı kınıyor ve barış mücadelesini yılmadan yükselteceğimizi dile getirmek istiyoruz.”

“HEP BİRLİKTE İNSANCA YAŞAYACAĞIMIZ BİR DÜNYANIN ÖZLEMİNİ BİRLİKTE HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

TTB Merkez Konsey Başkanı Şebnem Korur Fincancı ise şunları dedi:

“Bu mücadelenin hepimizin mücadelesi olduğunu bir kez daha hatırlatıyorum. Birkaç gün önce İsrail Savunma Bakanı, ‘insansı hayvanlar’ diyerek Filistinlileri insanlıktan tamamen arındırmaya dönük niyetlerini ifade etti. Bu aslında bir soykırım yapacağız itirafı olarak değerlendirilmelidir. Yaşanan bu süreç, 75 yıllık adım adım ilerleyen işgalin nihayete erdirilmesi, emperyal hedeflerin son noktasının konmasıdır. Ancak İsrail Filistin ile sınırlı değil; Ortadoğu’da coğrafyamızda İran’dan Irak’a, Suriye’ye uzanan bir hatta bu emperyal hedefler devam ediyor. O nedenle bizim hep beraber bütün bu işgalci tutumlara ve hak ihlallerine, insanlığa karşı suçlara, yüksek sesle mutlaka karşı çıkmamız gerekiyor. Biliyoruz ki İsrail’de insan hakları savunucuları, İsrail’in işgaline karşı yıllardır yürüttükleri mücadeleyi insanlığa karşı suçlar içinde karşı duruşları ile sergiliyorlar. ABD’de senatoyu işgal etmiş durumda Yahudi aydınlar. O nedenle biz, hep birlikte insanca yaşayacağımız bir dünyanın özlemini birlikte hayata geçireceğiz.

“MÜCADELEMİZ GÜÇLÜDÜR”

İsrail Devleti, 22 hastanenin Gazze’de hızla boşaltılması için emirler yağdırırken, meslektaşlarımızın, çalışma arkadaşlarımızın elektriksiz, susuz, gıdanın olmadığı, barınma koşullarının olanaksız kalındığı durumda hastalarını bırakmaya reddederek orada durduğu ortamda üzerilerine bomba yağdırılıyor. Bizler, meslek örgütleri olarak da bunun karşısında durmalı ve bu savaşı durdurun demeye, barış hemen şimdi diye haykırma sorumluluğu taşımaktayız. Mücadelemiz güçlüdür, hep birlikte daha da güçlü olacaktır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x